dünya kupası sonu
futbolla çok alakalı bir insan olmamakla birlikte önemli gördüğüm lig maçlarını ve dünya kupası maçlarını elimden geldiğince seyretmeyi seven bir futbol magazini meraklısıyım. futbolcuların oyunculuklarından ve tekniklerinden anlamam. futbolcuları da televizyonda adı geçmediği taktirde pek tanımam. bu nedenle benim bir futbolcuyu tanımam için adının çeşitli yerlerde, çeşitli vesilelerle geçmesi gerekir. ben daha çok politik görüşleri, oyunculuk ahlakları, yaşam tarzları vs. konuları ile ilgileniyorum. bu yüzden bazılarının söylemiş olduğu iki lafa kızıp ya da takdir edip sonrasında takibe aldığım, maçlarını seyredip oyunculuklarını izlediğim, futbol sayfalarında onlarla ilgili haberleri seçerek okuduğum futbolcular vardır. yani tam da bir kadın gibi futbol ile ilgileniyorum. ve çoğu futbol seyircisi gibi off side uyarısı gelmedikçe durumun off side olduğunu anlamıyorum. ayrıca futbol konusunda yorum yapacak durumda da değilim.
dünya kupası heyecanı beni her 4 yılda bir sarıyor. ezelden beri taraftarı olduğumuz, az gelişmiş dünya ülkelerinin futboldaki medarıiftiharı arjantin ve brezilyalı bir final heyecanı yaşayamadan erkenden elenivermeleri ne kadar canımızı sıktıysa da az çok maçları izlemeye devam ettik. artık 4 yıl sonra şansımıza ne çıkarsa bilemiyorum. umarım bu sefer kazanan bizim taraf olur. çünkü italya gibi futbolu mafyaya batmış çıkmış bir takımın galibiyeti hiç de istemediğim bir sonuçtu.
aslında girizgahı geçip sadede gelmek ve 2006 dünya kupasının zidane ın materazzi’nin böğrüne koç gibi attığı kafa ile noktalanmış olması hakkında konuşmak istiyorum. bir ay boyunca devam eden dünya kupası heyecanı içerisinde
meydana gelen en güzel olay buydu bence. materazzinin zidane a ne dediği bilinmez, gerçi ailesine sövmüş ya da terörist olduğunu söylemiş galiba, ama adamın kafasının tasını attırdığı bir gerçek. günlerdir zidane a yakışmayan hareket diye gazetelerde yazılan yazıları bir tarafa atın, bence yapılması gereken hareketi yaptı. kendi canı ne istiyorsa onu yaptı. aslında bu kafayı herkese attı. fransa takımında yabancı oyuncuların oynamasını istemeyen ve bu kadro ile fransanın temsil edilemeyeceğini iddia eden (fransa milli takımı oluşturan oyuncuların çoğu siyahî ve eski sömürgelerden gelen ailelerin çocuklarından oluşuyor. 23 kişilik takımdaki "gerçek" fransalılar olarak kaleciler fabian barthez, gregory coupet, mickael landreau, orta saha oyuncusu gael givet ve savunma oyuncusu willy sagnol görülüyor.-gazete haberi) le pen gibilerine de atılan bir kafaydı. fransanın yerli malı fransızlarının zidane ve onun gibi eski sömürgelerden gelen futbolculara yönelttiği küfür ve eleştirileri materazzi nin ağdalı italyan küfüründe dile gelmiş ve zidane tarafından cevabı verilmiştir. kafana sağlık zidane diyoruz buradan. ayrıca materazzi gibi sinsice değil, dünyayı hiçe sayar bir şekilde hepimizin/herkeslerin gözü önünde delikanlı gibi küfür ve tacize cevap verdiği için gönüllerimizin kupasını kendisine hediye ediyoruz.
bir sonraki dünya kupasında zidane gibi efsaneleri seyretmek için buluşmak üzere hoşça ve sağlıcakla kalın.
hemen chumbawambanın 'top of the world' şarkısını dinliyor ve bu kupayı da böylece kapatıyoruz.
futbolla çok alakalı bir insan olmamakla birlikte önemli gördüğüm lig maçlarını ve dünya kupası maçlarını elimden geldiğince seyretmeyi seven bir futbol magazini meraklısıyım. futbolcuların oyunculuklarından ve tekniklerinden anlamam. futbolcuları da televizyonda adı geçmediği taktirde pek tanımam. bu nedenle benim bir futbolcuyu tanımam için adının çeşitli yerlerde, çeşitli vesilelerle geçmesi gerekir. ben daha çok politik görüşleri, oyunculuk ahlakları, yaşam tarzları vs. konuları ile ilgileniyorum. bu yüzden bazılarının söylemiş olduğu iki lafa kızıp ya da takdir edip sonrasında takibe aldığım, maçlarını seyredip oyunculuklarını izlediğim, futbol sayfalarında onlarla ilgili haberleri seçerek okuduğum futbolcular vardır. yani tam da bir kadın gibi futbol ile ilgileniyorum. ve çoğu futbol seyircisi gibi off side uyarısı gelmedikçe durumun off side olduğunu anlamıyorum. ayrıca futbol konusunda yorum yapacak durumda da değilim.
dünya kupası heyecanı beni her 4 yılda bir sarıyor. ezelden beri taraftarı olduğumuz, az gelişmiş dünya ülkelerinin futboldaki medarıiftiharı arjantin ve brezilyalı bir final heyecanı yaşayamadan erkenden elenivermeleri ne kadar canımızı sıktıysa da az çok maçları izlemeye devam ettik. artık 4 yıl sonra şansımıza ne çıkarsa bilemiyorum. umarım bu sefer kazanan bizim taraf olur. çünkü italya gibi futbolu mafyaya batmış çıkmış bir takımın galibiyeti hiç de istemediğim bir sonuçtu.
aslında girizgahı geçip sadede gelmek ve 2006 dünya kupasının zidane ın materazzi’nin böğrüne koç gibi attığı kafa ile noktalanmış olması hakkında konuşmak istiyorum. bir ay boyunca devam eden dünya kupası heyecanı içerisinde
meydana gelen en güzel olay buydu bence. materazzinin zidane a ne dediği bilinmez, gerçi ailesine sövmüş ya da terörist olduğunu söylemiş galiba, ama adamın kafasının tasını attırdığı bir gerçek. günlerdir zidane a yakışmayan hareket diye gazetelerde yazılan yazıları bir tarafa atın, bence yapılması gereken hareketi yaptı. kendi canı ne istiyorsa onu yaptı. aslında bu kafayı herkese attı. fransa takımında yabancı oyuncuların oynamasını istemeyen ve bu kadro ile fransanın temsil edilemeyeceğini iddia eden (fransa milli takımı oluşturan oyuncuların çoğu siyahî ve eski sömürgelerden gelen ailelerin çocuklarından oluşuyor. 23 kişilik takımdaki "gerçek" fransalılar olarak kaleciler fabian barthez, gregory coupet, mickael landreau, orta saha oyuncusu gael givet ve savunma oyuncusu willy sagnol görülüyor.-gazete haberi) le pen gibilerine de atılan bir kafaydı. fransanın yerli malı fransızlarının zidane ve onun gibi eski sömürgelerden gelen futbolculara yönelttiği küfür ve eleştirileri materazzi nin ağdalı italyan küfüründe dile gelmiş ve zidane tarafından cevabı verilmiştir. kafana sağlık zidane diyoruz buradan. ayrıca materazzi gibi sinsice değil, dünyayı hiçe sayar bir şekilde hepimizin/herkeslerin gözü önünde delikanlı gibi küfür ve tacize cevap verdiği için gönüllerimizin kupasını kendisine hediye ediyoruz.bir sonraki dünya kupasında zidane gibi efsaneleri seyretmek için buluşmak üzere hoşça ve sağlıcakla kalın.
hemen chumbawambanın 'top of the world' şarkısını dinliyor ve bu kupayı da böylece kapatıyoruz.


0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa